Davos 2022’ye katılan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, etkinliğin en önemli panellerinden biri olan “Preparing for the Next Pandemic” (Sıradaki Pandemiye Hazırlanmak) adlı panele dikkat çekti. Panelin gerek başlığı gerekse katılımcılarıyla çok özel olduğunu söyleyen Ali Ülker, izlenimlerini paylaştı. Öncelikle moderatörlük görevini üstlenen Fast Company CEO’su Stephanie Mehta, her yıl ortalama bir adet yeni patojenin ortaya çıktığı ve bunlardan herhangi birinin de tıpkı COVID-19 gibi bir pandemiye dönüşebileceği gerçeğini dile getirdi. Mehta, panel boyunca bir sonraki global salgında insanların hayatını ve geçim kaynaklarını korumak için kamunun ve özel sektörün neler yapması gerektiğinin ele alınacağını söyledi. Global Fund (GF) Genel Müdürü Peter Sands özel sektörün sorumluluklarına odaklandı. Pandemiyle mücadelede özel sektörün yeni araçlar, teknolojiler, beceriler ve uzmanlık gibi katkılar sunabileceğini söyleyen Sands, kamunun da bu avantajlardan yararlanması gerektiğini vurguladı. Diğer bir deyişle kamu-özel sektör iş birliğinin ve kamuya yapılacak inovatif yatırımların (örneğin yapay zekanın teşhis ve tedavide kullanımının), dolayısıyla da bu inovasyonları üretecek yeni yeteneklere yatırım yapmanın önemine değindi. Sadece sağlık malzemeleri, cihazları, teknolojileri ve ürünleri imal eden ya da satan şirketlerle değil, ekosistemdeki tüm paydaşlarla ortak çalışmanın gerekli olduğuna işaret etti. Sands’in dikkat çektiği en önemli konulardan biri de sağlık sistemine erişimdeki adaletsizlik oldu. Özellikle az gelişmiş ülkelerde yoksulluk nedeniyle pandemilerin çok daha ağır yıkımlara yol açtığını vurguladı. Diğer panelist ise hepimizin tanıdığı bir isimdi: Bill & Melinda Gates Vakfı Başkanı Bill Gates. “Yatırımcı, kâr peşinde koşar. Ben yatırımcı değilim,” diyen Gates özellikle pandeminin insani yönü üzerinde durdu. Sıradaki salgının nerede ortaya çıkacağı, hangi patojenden kaynaklanacağı, nasıl tedavi edileceği gibi konuları bilmek mümkün olmadığına göre, ancak ve ancak erken harekete geçmenin fark yaratacağını vurguladı. Gelir adaletsizliğinden kaynaklanan zorlukları aşmak için “küresel kapasite” oluşturmak ve özellikle hükümetler tarafından ihtiyacı olanlara yardım ulaştırmak gerektiğini söyleyen Bill Gates, teknolojinin de bu konuda büyük fayda sağlayacağını ifade etti. Sunumundaki bir başka önemli nokta da alternatif politikalar oluşturup bunları hızla devreye alabilmek için hazırlıklı olmak gerektiğini söylemesiydi. Gates’e göre böyle bir çalışmanın maliyeti, alınabilecek sonuçların yanında küçük kalacaktır. Genetik varyasyon analizi teknolojilerinde dünya devi Illumina’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Frank deSouza ise pandemi süresince bilim insanları üzerinde büyük bir inovasyon baskısı oluştuğunu söyledi. Aslında sağlık teknolojilerinde inovasyonun değerinin belki de pandemiyle birlikte anlaşıldığı konusuna ben de katılıyorum. Muhakkak ki karşılaşabileceğimiz başka pandemilere hazırlıklı olabilmek için etkili bir takip sisteminin kurulması gerekiyor, ama deSouza bunun da ötesinde, herhangi bir ülkede yeni bir varyant çıktığında özel sektörün buna uygun teknolojilerle, yeni yazılımlarla, yeni öğrenen makineler (ML) uygulamalarıyla yardım edebilmesi için yeni politikaların üretilmesi gerektiğini vurguladı. Sunumundaki en can alıcı cümleler ise şöyleydi:
Hibya Haber Ajansı
- Patojenlerle savaşmak bir savunma meselesidir; bu savunma fonlarına herkes erişebilmelidir.
- Pandemiyle birlikte madalyonun iki yüzünü de gördük: insani bedel ve ekonomik bedel. Bunlara karşı dünya genelinde yardımlaşma ortamı kuramazsak aynı senaryo tekrar tekrar yaşanacaktır.
Hibya Haber Ajansı









