Mezopotamya'nın kadim geleneklerinden biri olan “değ” sanatı, Diyarbakır Hanici’de düzenlenen etkinlikte yeniden hayat buldu. Etkinlikte, değ ustası Ayşegül Örcan, bu kültürel mirası tanıtarak geleneksel teknikler ve motiflerin anlamları hakkında bilgi verdi.Ayşegül Örcan, değ sanatının kökenlerine değinerek, “Değ kültürü, Mezopotamya topraklarında yüzyıllardır var olan bir gelenektir. Aslı anne sütü ve bitki özlerinden yapılan doğal bir boyadır. Bu boya, deri altına 2, 3 veya 5 iğne vuruşuyla işlenir ve uzun yıllar kalıcı olur. Motiflerin her biri kültürel anlam taşır. Örneğin, güneş, nokta ve zikzak gibi semboller, farklı duyguları ve mesajları ifade eder” şeklinde konuştu.Örcan, değ yapmaya üç yıl önce başladığını ve başlangıçta şablonlarla çalıştığını ancak zamanla el becerisinin geliştiğini belirterek, “Bazı insanlar iğneden korktuğu için, aynı doğal ürünleri kullanarak tüp yardımıyla el, yüz ve kol gibi bölgelere geçici değ işlemesi yapıyoruz” dedi.Değ sanatının bölge halkı için önemine dikkat çeken Örcan, “Bu sanatı önemli kılan unsurlardan biri, geçmişinin yüzyıllara dayanması. Eskiden kadınlar, duygularını bu sembollerle ifade ederlermiş. Benim de amacım, bu kültürü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak” ifadelerini kullandı.Etkinlikte, değ sanatının yanı sıra Hint kınası da tanıtıldı ve katılımcılara farklı süsleme teknikleri gösterildi. Geleneksel motifler, ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı.
HIBYA
HIBYA









